Çince öğreniyorum !

İnternet üzerinden ücretsiz ulaşabileceğiniz, Çin dili öğrenme sitesine hoşgeldiniz.


Bu Blog, çinceyi okuma, yazma ve konuşmaya yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Aynı zamanda Çin’i yakından tanımak isteyenlere Çin ve Çin dili hakkında yazılmış kitaplar sunulmaktadır.


40 dersden oluşan öğrenme kılavuzunun bulunduğu bu site yardımı ile başlangıç veya ileri seviyede olan çincenizi geliştirebilirsiniz. Dersler , çin karakterlerinin okunuşlarını sesli dinleme ve kademeli olarak yazmanın yanında grammer ve kelime bilgisini kapsamaktadır. Her ders örnek ve egzersizlerle, öğrenileni pekiştirmeye yardımcı olur.

Karakter Yükleme
(Çin Klavyesi)

Çince karakterleri bilgisayarınızda görebilmek içın
Tıklayınız


Çince Ders Programın İçeriği

40 dersden oluşan sesli ders anlatımı,
• Diyalog ve ögrenmeye yardımcı kurgulanmış olayları,
• Çince karakter ve pinyin yazılışlarını,
• Kelime okunuşlarını,
• Örneklerle açıklanan grammer kurallarını,
• Pekiştirici birçok egzersizi ve
• Çin kültürünü açıklayıcı bölümleri içermektedir.

Çin Karakterleri

Bu bölüm karakterleri detaylı açıklayan fişlerden oluşmaktadır.
Çin yazı sanatındaki karakterleri öğretmek amacıyla her dersde öğrenilen yeni kelimeler açıklamaları ile ayrı bir sayfa olarak verilecektir.
Her fiş karakterin açıklanışı, çizim etapları, karakter hakkında tarihi bilgi, farklı kaligrafik çizimler ve örneklerden oluşmaktadır.

Çince-Türkçe Sözlük ve Türkçe-Çince Sözlük

Kelime anlamlarına daha hızlı ulaşabilirsiniz.

Çin Tarihi Kronolojisi

Çin tarihindeki önemli olaylar hakkında özet bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır.

Çin hakkında Kitap Özetleri

Daha türkçeye çevrilmemiş, Çin tarihi, ekonomisi ve iş hayatı hakkında bilgi veren, son yıllarda yazılmış güncel kitapların özetlerini bulabilirsiniz.

Kitap Satış

İki amaçlı hazırlanmış olan bu bölümde ilk olarak Çin ve Çin dili hakkında yazılmış tüm türkçe kitaplara ulaşmanız amaçlanmıştır. Kitapların satışı Kitapyurdu.com sitesi ile ortaklık şeklinde yapılmaktadır.
İkinci olarak Türkiyede bulunmayan Çin veya Çin dili öğrenimi hakkındaki kitaplara ulaşmanız amaçlanmıştır. Bu sayfadaki kitapların satışı ise amazon.com sitesi ile ortaklık şeklinde yapılmaktadır.

Çin’de bulunduğumuzdan dolayı, sadece Çin’de satışı olan kitaplar için bizimle cinceogreniyorum@gmail.com adresi ile bağlantı kurabilirsiniz. İstediğiniz kitabı Çin’den yollamamız mümkündür.

China and the WTO



Changing China, Changing World Trade
Supachai Panitchpakdi, Mark L. Clifford
John Wiley & Sons © 2002
251 sayfa

Bu kitabı satın almak için
Özet Pdf : ChinaandtheWTO.pdf

Kitaptan Önemli Noktalar

• Çinin büyümesi dünyayı olumlu veya olumsuz şekilde etkileyecektir.
• Çinin DTÖ’ne üyeliği büyük bir dönüm noktasıdır ve Çin ekonomisinin dışarıya açılacağı umudunu vermektedir.
• Uzun dönemde, DTÖ üyeliği Çin ekonomisine büyük bir ekonomik kalkinma gücü getirecektir.
• Üyelik kısa dönemde, büyümeyi yavaşlatacak veartan ithalat güçlü politik grupları tehdit edecektir.
• Eğer Çin bu geçis dönemini başarı ile atlatırsa ileride dünyanın büyük ekonomik güçlerinden biri olacaktır.
• Reformaların karşısındaki en büyük tehtit solcu yaklaşım değil, eş-dost kapitalizmidir (crony capitalizm).
• Çinin tarihi kuşkucu olmamızı gerektiren yeteri kadar neden vermektedir.
• Çinin yaşayacağı geçis dönemi bedelsiz olmayacaktır.

Çinin DTÖ’ne üyeliği

Çinin büyümesi sadece içinde bulunduğu bölgeyi değil, global olarak tüm dünyayı etkileyecektir. Üyeliğin kabul tarihi (17 Eylül 2001) ironik olarak, Dünya Ticaret Merkezine yapılan saldırıdan bir hafta önceye denk gelmekdedir.
Üyelik, korumacı politikaları hafifletecek veya bitirecek başka bir deyişle farklı bir ekonomik bakış açısı getirecektir. Firmalar birleşkeci olmaktansa rekabetçi yapılanmaya giderken, borç rakamlarını kesin rakamlarla bilmediğimiz Çin bankaları ise portfolyo ve kredi seçim yollarını yenileyeceklerdir.
Çinin üyelik karşılığı ödeyeceği bir bedel vardır. Uluslararası Para Fonunun rakamlarına göre Çinin ilk yıl üyeliği sürecinde, üye olmama durumu ile karşılaştırıldığında 0.3% daralma görülecektir. Devlet çalışanları işlerini kaybedecektir. Üyelik imkanlarından şehirde yaşayanlar kadar bile yararlanamayan çiftçiler üretimini global güçlere göre ayarlamak durumunda kalacaktır. Çin orta ve uzun dönemde, 50 yıl sonunda, üye olmama durumu ile karşıtırıldığında 0.8 % daha fazla büyüme gösterecektir. Çinin tarihi, şuanda yaşadığı açık pazar ekonomisine geçiş dönemine kuşkucu bakmamızı gerektiren yeteri kadar neden vermektedir.

Çin’in Tarihi Ayrımcılığı

Çin tarihte hiçbir zaman dış ticarete başarılı olmaya meraklı bir millet değildi. 1983 yılında, imparator Q ianlong İngilizlerin ticaret anlaşması sunmak için yolladığı L ord George Macartney’in hediyelerini kabul edip, ticaret teklifini “ Ne sizin ustaca yapılmış olan mallarınıza değer verdik, ne de üreticilerinizin ihtiyaçlarını önemsedik” diyerek geri çevirmiştir. Çin uzun yıllar yöneten imparatorluk sistemi , miras olarak bugüne dikkafalı, ağır bir burokrasi bırakmıştır; bu burokrasinin ne açık ne de esnek olduğu söylenebilir.
Tarihe bakıldığında İngiltere’nin Çini afyon ihracına ikna etmek için Afyon savaşını başlattığını görmekteyiz. Savaş sonrası sırasıyla Hong Kong daha sonra da Shanhai önemli ticaret limanı haline gelmiştir.
Çinin global ekonomiye isteyerek açıldığını söyleyemeyiz. Ülke içinde sürekli olarak dış güçler hakir görülmüştür. Yabancıların Çin kültürü için tehlike arz ettiği görüşü, 1899-90 yıllarında çıkan Boksör ayaklanması ile doruğa çıkmıştır. Ayaklanma sonucunda 1911 yılında Qing Hanedanlığının çöktüğünü görmekteyiz. Ardından yarım asır süren savaşlardan sonra 1945 yılında ülkede Kominizmin zaferi görülür. Elbetteki bu yıllarda komünistlerin aklında dış dünyaya açılma planları olduğu söylenemez.

Çinin Çağdaş Ekonomi Politikası

Mao dönemi ekonomisi kollektif tarım arazileri, kültür devrimi, büyük hamle yılları, açlık, güç olarak karakterize edilebilir. Bu dönemde ekonominin dünya ekonomisi içi payı daralmıştır. 1820 yında bu pay %28 iken, 1978 yılında %7’ye düşmüştür.
Deng Xiao Ping, Mao’nun ölümünden iki yıl sonra, 1978 yılında ülkede ekonomik kalkınma planlarını başlatmıştır. Bu planlar çercevesinde çiftçilere toprak dağıtıp, ürünlerini istediği gibi satma hakkı vermiştir. Üretimin hızlı bir şekilde artış göstermesi, tarım allanlarında iş gücü ihtiyacını azaltmış ve köyden kente iş aramak amacıyla başlayan göç ciddi boyutlara ulaşmıştır. Deng’in öldüğü 1997 yılında Çin’e yıllık 40 milyar dolar’lık yabancı sermaye yatırımı girmiştir. 97 yılı Çin’e yabancı sermaye yatırımlarının ve ekonmik büyüme rakamlarının artış göstermeye başladığı yıldır.
Neyazikki tüm bu başlangıçların kırılgan bir yapı üzerinde olduğunu söylemek gerekmektedir. 85 milyonluk devlet çalışanı (banka ve diğer finans kurumları) yapılan reformlar karşısında tehlike unsuru oluşturmaktadır. Nedeni ise hala finansal değil, politik bir akıl ile yönetiliyor olmasıdır.
Deng Xiao Ping’in reformları sonrasındaki Çin halkı gelir rakamlarına bakarsak, 200 milyon kişinin yoksulluk sınırında, 70 milyon kişinin yoksul ve 100 milyon çiftçinin günde bir dolar veya daha az kazanmakta olduğunu görürüz.
Çin’in diğer başlıca problemlerinin başında emeklilik sistemindeki fon sıkıntısı ve rüşvet gelmektedir.
Çevre sorunlarının ülkeye maliyeti ise milli gelirinin %3 ile %8’i civarındadır. Eğer temiz ve verimli global şirketler, kirliliğin yoğun görüldüğü verimli olmayan devlet şirketlerinin azalmasını sağlayacak ise üyeliğin Çin’e çevre konusunda olumlu, fakat yabancı araba üreticileri DTÖ’nün avantajalarıdan yararlanıp Çin’e satışlarını arttıracaksa çevreye olumsuz etkisi olacaktır.

Çin’in açık Pazar olarak geleceği

Çin açık market ekonomisinde başarılı olabilecek kaynaklara sahipmidir? DTÖ’nün Çin’i bu konuda yönlendireceği kesindir ancak Çin’in sahip olduğu kurumlar bu sistemin işlemesine olanak verecek türden değildir. Bu olumsuzluğun nedenleri arasında partini gücünün hala etkili bir şekilde var oluşu, yargı siteminin hala yasama organına bağlılığı ve finans kurumalarının finansal değil, ekonomik güç ile işliyor olmasıdır.

Çin’in DTÖ’ne üyeliği konusunda, kendi reformlarını pekiştirici ve daha çok popüler bir bakışı vardır. Eğer DTÖ bir reforma ihtiyaç duyarsa, muhalif görüşlerin üyeliğe karşı olmadan reforma karşı bir baskısı oluşacaktır.

DTÖ’ne karşı 1999 yılında Seattle’da düzenlene gösteri düşünüldüğünde akla şu soruyu gelmektedir: Niye kişiler ticaret için iyi olduğu kanıtlanabilir bir yapılanmaya karşı gelmektedir? Cevabın bir bölümü, serbest ticaretin herzaman dürürst ticaret anlamına gelmediğidir. Zenginler çoğunlukla zenginleşmekte, fakirler ise daha da fakirleşmektedir. Birleşmiş Milletlerin yaptığı bir araştırma, 1980-1996 yılları arasında 33 ülkenin milli gelirinin %3 artarken, 59 ülkenin milli gelirinin ise düştüğünü göstermektedir.

DTÖ genelde zengin, gelişmiş ülkelerin bir aracı olarak görülür. İki tarafın da ticaretten kazançlı çıkması için mukayeseli üstünlüğe sahip olan ülkelerin bu üstünlüklerini geliştirmelidir. Zengin, gelişmiş ülkelerin dış ticarette uyguladığı tariflere bakarsak genelde şeker, çukulata ve et ürünlerinde %100’ün üzerindedir. Avrupa Birliğinde muz ithalatı %180, Amerikada fıstık ithalatı %132, Japonyada yine fıstık ithalatı için uygulanan tarife %550’dir.

Çözüm olarak zengin ülkelerin, fakir ülkelerdeki mukayeseli üstünlüğe sahip mallar üzerinden ithalat tarifelerini düşürmelidir. Fakat 1994 Uruguay Round’u sonrasında bu konuda bir gelişme yaşandığı söylemek mümkün değildir.

Bunun yanında zengin ülkeler işçi haklarını bir çeşit politika olarak kullanmaya başlamışlardır. Fakir ülkeler ise bunu üretimi balatalayıcı bir güç olarak görmektedir. Oysa bu konunun tetkiki DTÖ değil, Uluslararası Çalışma Örgütü (I.L.O.) tarafından yapılmalıdır. Yapılan bir araştırma çocuk işçi hakları yasalarını uygulayan ülkelerde sayıca dış ticaretini arttığı yönündedir.

Çin Dünyaya Meydan Okuyor

Çin’in DTÖ’ne üyeliği iyiye veya kötüye doğru bir güç yaratabilir. Çin’in yaptığı reformlar sonucunda artan yabancı yatırımların diğer Asya ülkelerine de kayması olumlu bir gelışme yaratacatır. Çinin ithalatında özellikle sermaye malları ithalatındaki artış Japonya, Kore ve Tayvan’daki üreticileri olumlu etkileyecektir. Çin’in büyüyen enerji ihtiyacı ise Endonezya ve Malezya’ya yarayacaktır.

Olumsuz olacak gelişme ise düşük maliyetlerin diğer Asya ülkelerini tehtit edecek düzeye geleceğidir. Çin komşu ülkelerdeki masrafların yüksekliğinden dolayı, yabancı yatırımlarını düşürebilir. Hong Kong’da bulunan Politik ve Ekononomik Risk Danışmanlığının yaptiği açıklamaya göre, Filipinler’de her üç kişiden ikisi Çin’in üyeliğinin iş hayatını olumsuz yönde etkileyeceğidir. Malezyada yapılan aynı anket ise halkın %9’nun olumlu etkileyeceğine inandıklarını, Vietnam’da halkın %23’ünün olumsuz yönde etkileneceğini, Hindistanda ise her üç kişiden ikisinin olumsuz yönde etkileneceklerini düşündüklerini bildirmişlerdir. Genel olarak Asya ülkelerine baktığımızda hiçbir ülke üyeliğin olumlu sonuçlar doğuracağına inanmamaktadır. Hatta Asya ülkeleri üyeliği 97 finans krizinin bir aşınması olarak görmektedir.Üyelik sonrası rakamlara bakıldiğında ise Japonya, Kore ve Tayvan’da ithalat rakamları şimdiden değişmeye başlamıştır.

Çin Üyelikden ne Bekleyebilir?

Çin’in ekonomik gelişmesi karşılığıda sosyal, politik ve insani bedeller ödemesi gerekecektir.
• Devletin ekonomi üzerinde gücü zayıflayacak.
• Yabancı rekebet ülkeye girişi artacak.
• Özellikle tam kapasitede çalışmayan Çin fabrikaları zorlu bir döneme girecektir.
• Çin legal ve kurumsal reformlar yapmak durumunda kalacaktır.
• Politikaya duyarlı olan finans sistemi sahip olduğu yüklü borçlara rağmen reforma gitmek zorunda kalacaktır.

Çin’in üyeliği hem Çin’i hemde Dünyayı sadece ekonomik anlamda etkilemeyecetir. Çin açıkça görülen, büyümekte olan bölgesel ve dünyasal bir güçtür. Çin dünyaya bakış açısını değiştirirken, dünyanın geri kalanı da aynı şekilde Çin’e olan bakış açılarını değiştirecektir.

Yazar Hakkında Bilgi

Dr. Supachai Panitchpakdi, Taylan’ın eski Başbakan ve Ticaret Bakanı
Temsilciliği görevlerinde bulunmuştur.
Mark L. Clifford, BusinessWeek dergisinin bölgesel Asya editörüdür.Far Eastern Economic Review dergisinin ticaret editörlüğünü yapmıştır.

Kitap Satış

İki amaçlı hazırlanmış olan bu bölümde ilk olarak Çin ve Çin dili hakkında yazılmış tüm türkçe kitaplara ulaşmanız amaçlanmıştır. Kitapların satışı Kitapyurdu.com sitesi ile ortaklık şeklinde yapılmaktadır.

İkinci olarak Türkiyede bulunmayan Çin veya Çin dili öğrenimi hakkındaki kitaplara ulaşmanız amaçlanmıştır. Bu sayfadaki kitapların satışı ise amazon.com sitesi ile ortaklık şeklinde yapılmaktadır.

Çin’de bulunduğumuzdan dolayı, sadece Çin’de satışı olan kitaplar için bizimle cinceogreniyorum@gmail.com adresi ile bağlantı kurabilirsiniz. İstediğiniz kitabı Çin’den yollamamız mümkündür.

Çin dili hakkında

Kitapların satışı Kitapyurdu.com sitesi ile ortaklık şeklinde yapılmaktadır. Kitabın içeriğini görmek (fiyat, index...) için kitap kapağının üzerine tıklayınız.




Çince El Kitabı
İdil Nilay Boran






Hızlı ve Kolay Çince Konuşma Kılavuzu (özet gramer ilaveli)
Serap Kızlıer






Çince - Türkçe Konuşma Kılavuzu
Song Jıng






Çince Dil Kartları
Tahir Nuri Zerepshan






Learn Chinese- Mandarin Alp Talk Now Beginners / ÇİNCE Öğrenme Yazılımı Kod:ET.AMT5019/TN
EUROTALK






15 Dakikada Çince / Cd Ekli
ALFA YAYINLARI






Pratik Çince Konuşma Kılavuzu
Zhang Jiayi






Gençlik Rehberi (Çince)
Bediüzzaman Said Nursi






Türkçe - Çince / Çince - Türkçe Konuşma Kılavuzu
Pei-lin Li






Mir Eğitim Kolay Çince Eğitim Seti Türkçe Destekli
MİR EĞİTİM VE YAZILIM






INSTANT IMMERSION MANDARIN CHINESE DELUXE 8 CD SET / Gelişmiş Çince Öğrenim Programı Kod:CS- 383s






Kuş İsimlerinin Doğu Türkçesi, Mançuca ve Çince Sözlüğü
E. D. Ross

Will the Boat Sink the Water?



Çinde köylü halkın yaşamı
Chen Guidi ve Wu Chuntao
Published by Public Affairs, a member of Perseus Books LLC.
229 sayfa

Bu kitabı satın almak için
Özet Pdf : WilltheBoatSinktheWater.pdf

Kitaptan Önemli Noktalar

• Yerel yöneticiler, köylüler üzerinde vergi, para cezası gibi yaptırımları uygulamada çok geniş bir otoriteye sahiptirler.

• Ülkede yapılan reformdan bu yana köylüler üzerindeki vergi yükü çoğalarak artmıştır.

• Köylüler şehirde yaşayan halkdan altı kat daha fazla vergi ödemektedir.Oysa şehirde yaşayan halkın geliri kırsal alanda yaşayan halktan altı kat daha fazladır.

• Yerel yönetimlerdeki rüşvet lüks harcamalara gitmektedir.

• Köylünün üzerindeki vergi yükü artarken köy, il ve ilçelerdeki bürokrasi çoğalmaktadır.

• Kendi kanuni haklarını savunan köylüler işkenceye maruz kalmaktadır.

• Çin liderleri köylü halkın üzerindeki vergi yükünü haffifletmek için söylemlerde bulunmakta fakat etkili bir politika uygulayamamaktadırlar.

• Çin’in kısal kesıimde uygulanan oturma izni sitemi köylüleri ikinci sınıf vatandaş yerine koymaktır.

• Çin huükümeti, köylü halkın var olan problemlerini çözmez ise olası kaçınılmaz bir felaket ile karşılaşacaktır.
• Çin devleti bu tür sorunların ortaya çıkarılmasını yasaklamıştır.

Kitapta Başlıca Aranan Cevaplar

1. Artan güçlü ve hantal bürokrasi nasıl zorlama, sahip olduğu gücü kötüye kullanma yolu ile Çin köylüsünden yararlanmaktadır?
2. Bu durumun ne gibi etkileri vardır ?
3. Köylü halkın içinde bulunduğu bu durum Çin’in gelecegi için ne ifade etmektedir?

Çin’in kırsal kesiminde gerçekleşen bir olay

Dıng Zuoming, Çin’in fakir olan bir bölgesinde, Anhui’de bir köylüdür. Ulusal çapta yapılan sınavdan aldığı not ile şehirdeki bir okulda okuyacabilecek iken şehirli ve köylü ayrımcılığı nedeni ile köydeki hayatına devam etmek durumundadır.

Ding, yaşadığı kasabada uygulanan vergi oranlarının kanuna uygun olmadığını ve fazladan alınan bu vergilerin köy liderleri tarafından zimmetlerine geçirildiğini düşünmekteydi. Ding ve diğer köylülerin köy liderine vergi denetim dosyalarını sormaları ile başlayan olay hiçte ılımlı bitmemiştir. Kasaba yönetimi bu suçlama karşısında verginin yüksekliğini kabul etmiş fakat Parti yönetiminin isteği dışında fazladan vergi alınmadığını savunmuştur.

Ding bu durum karşısında ilçe değil il genelindeki yargıya yazılı dilekçe ile şikayetini dile getirmiştir. Bulunduğu kasabaya geri döndüğünde ise
yerel yetkili tarafından saldırıya uğramış ve hastaneye kaldırılcak şekilde ağır yara almıştır.

İlçe genelindeki yargı süreci sonrası, Ding haksız bulunmuş ve hastane masraflarının kendisi tarafından ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yaşanan bu tür kendi hakkını savunmaya dayanan olayların sonu çoğunlukla aynıdır. Sözü geçen bu olay Xinhua haber ajansı tarafından duyulmuştur.

Village Tyranny

Başka bir olay ise yine vergi oranının fazla olduğundan şikayetçi olan, Anhui kasabasında yaşayan bir çiftçinin yaşadıklarıdır.
......

Korkunç Döngü

Anlatılan, kırsal alanlarda geçen diğer olaylarda aynı şekilde, yerel yönetimlerin gücü nasıl kötüye kullanıldığını, baskıcı vergileri ve yapılan zulumleri açıkca gözler önüne sermektedir.

Günümüze bakarsak, parti yönetiminin direktiflerine rağmen, köylü halkın üzerindeki vergi yükü artmaktadır. Köylünün ödeme gücü olmadığı bazı durumlarda yerel yönetimler çiftçinin çiftlik hayvanı, makina, televizyon gibi kişisel eşyalarına el koymaktadır. Uygulanan legal olmayan şiddet ise alışılmadık bir durum değildir.

Yaşanan problemin kökeni ise devrim sonrası yıllara dayanmaktadır. O yıllarda, merkezi yönetim, ordu ve endüstrileşmeye önem verirken yerel yönetime gerekli önemi göstermemiştir. Hernekadar devrimci sözler içinde adı geçse bile ulusal politikar köylü ihtiyaç ve isteklerine öncelik göstermemişlerdir. Kollektivizim ile köylüyü kamulaştırma politikası,1956 yılında tarım üretiminin düşüşünü getirmiştir.

Mao’nun anti-sağcı politikası köylü halkı problemlerine eğilmektense,halkın ifade özgürlüğü gücünü azaltmıştır. 1958, büyük hamle yılları sırasında ve sonrasında köylü hiçbir şekilde malvarliğına sahip olmamış hatta kendisine ait ev ve mutfak eşyaları bile kollektif şekilde kullanılmıştır.

Yerel yönetimlerin yukardan gelen baskıcı istekler karşısında üretilen ürün miktarı hakkında fazladan rakam göstermesi, devletin daha da fazla ürün talebini beraberinde getirmiş bu durum da ülkede yaşanan büyük açlığı doğurmuştur. Bu açlık yıllarında bir köy sahip olduğu nüfusun %68’ini diğer bir köy ise %17’sini kaybetmiştir.

1966 -1976 yılları arası yaşanan kültürel devrim yıllarına gelecek olursak köylününün elinde bulunan bir çift tavuk veya değeri olan başka mallar kapitalizmin simgesi olarak görülmüştür. Bu yıllarda tekrardan tarımsal üretimin dik bir seyirde düştüğü görülmektedir. 1976 Mao’nun ölümünden sonra ise tarımsal yapılanma bir derece nefes almıştır. Devlet, köylü halkını özgürleştirecek “household-contract” sistemini başarılı bir şekilde uygulamıştır.
Uygulanan bu kontrat sistemi ile Çin’in kırsal kesiminde bolluk umutları doğmuştur.

Fakat, 1984 yılında Çin reformlarını kentler üzerinde yoğunlaştırmaya başlamış, kasaba ve köylerde vergi arttırımı yaşanmıştır. Kasabalarda yönetimlerinin üst yerel yönetim ile yaşadığı bürokrasi masraflarının artışı merkez yönetimin yerel yönetimlere daha fazla sorumluluk hakkı vermesine neden olmuştur (fakat ayrılan fonlarda artış yaşanmamıştır). Bu yıllarda tarıma ekonomik yatırım orani %18 iken yerel ve merkezi vergi oranlarının 4 kat arttiğı görülür (1990 – 2000). Yıne bu yıllarda köylüler şehirde yaşayan halkdan altı kat daha fazla vergi ödemektedir.Oysa şehirde yaşayan halkın geliri kırsal alanda yaşayan halktan altı kat daha fazladır.

Köylünün sorumluluklarını denetleyen kurumun vergi listesinde devlet şurası ve çeşitli bakanlıklar tarafindan tasarlanmış, tahsil edilen harç ve yükümlülükler 93 kategoride listelenmiş. Yerel yönetimler 269 farklı vergi toplamakta ve çoğunlukla hiçbiri kanuni neden göstermeden vergi artışına gitmektedir.Yakından bakıldığında fare öldürme, market açma, domuz öldürme, evlilik gibi vergiler görülmektedir.

Çin’in artan yerel bürokrasisinin önemli bölümünü köylünün yükümlülüğü oluşturur.1979-1997 yılları arasında devlet tarafından çalıştırılan toplam işçi sayısı iki milyondan biraz daha fazla iken sekiz milyona çıkmıştır.Çin ekonomik açıdan önemli ülkeler ile karşılaştırıldığında içlerinde idareciliğine en fazla dayananıdır.

Görülen en önemli bürokratık ayrımcılık ise yeme ve içmenin devlet tarafından karşılanmasıdır. Kasabada yaşayan 80,000 kişi 1,000 idareci ve 1,000 öğretmeni desteklemek durumundadır. 1998 yılında finans bakanlığında çalışan bir asıstanın açıkamasına bakarsak, devlete çalışanların halka oranı 1:40. İki bin yıl önce Han hanedanlığinda ise bu oran 1:8,000’dir.

Çin sosyalizminin baş gösterdiği yıllardan beri köylü halka ayrımcılık uygulamaktadır. Uygulanan oturma yasağı ile köylü halk şehire göç etse bile ikinci sınıf vatandaş olarak görülmektedir.

Ulusal Halk Kongresindeki kırsal kesimi kabaca dörtte birlik bir bölüm temsil etmektedir. Kentsel alanları temsil eden delege sayısı 250 000 kişi için bir delege iken, Kırsal alanlar için 900 000 kişiye bir delege düşmektedir.

Çözüm: Dürüst Yönetim

Köylü halkının problemlerine çözüm dürüst ve bencil olmayan bir yönetim şeklidir. İçeriği iyice planlanmış sistematik refomlar gereklidir. Bu konu ile ilgili çeşitli önerilerilere bakacak olursak, çözümüm ne kadar tartışmalı olduğunu anlarız. Getirilen birkaç öneriyi sıralayacak olursak;


• Önemli olan köylünün hukuki haklarını garantilemektir.
• Anlaşılır bir tarım reform getirilmelidir.
• Acre’dan (4047 m2) az toprağı olan köylü vergiden muaf tutulmalıdır.
• Kirsal ve Kentsel halkın hakları oturma yasağı kaldırılarak eşitlenmelidir.
• Bürokrasi yükü, özellikle yerel seviyedeki bürokrasi azaltılmalıdır.
• Köylüyü temsil edecek güçlü kurumlar oluşturulmalıdır.

Yazar Hakkında

Wu Chuntao ve eşi, Chen Guidi köyde büyümüs ve ‘Hefei Yazarlar Kulubü’ne üye olduğu şehire taşınmışlardır. Çin köylü halkı konusunda yaptıği çalışmalardan dolayı ‘Lettre Ulysses Award’ ödülüne layık görülmüşlerdir.
Chen, aynı zamanda ‘Cin Yazaraları Derneği’ üyesidir. Lu Xun ise ‘Literary Achievement’ ödülü sahibidir.

Kitap Özetleri

Daha türkçeye çevrilmemiş, Çin tarihi, ekonomisi ve iş hayatı hakkında bilgi veren, son yıllarda yazılmış güncel kitapların özetleri.

Brand New China (‘Yeni Çin’ Markası)


Reklamcılık, Medya ve Ticari Kültür
Jing Wang
Harvard University Press © 2008
432 sayfa

Kitapta Başlıca Aranan Cevaplar

1. Tarih içinde reklamcılık Çin’de nasıl gelişmiştir ?
2. Bazı uzmanlar Çindeki reklam sektörünü nasıl yorumlarlar?
3. Son yıllarda yaşanlar ve yapılan gözlemler Çindeki pazarlama ve reklamcılık konusunda ne tür bilgiler vermekdedir?


Çin ve Dünya Ticaret Örgütü (China and the WTO)


Changing China, Changing World Trade
Supachai Panitchpakdi, Mark L. Clifford
John Wiley & Sons © 2002
251 sayfa

Kitapta Başlıca Aranan Cevaplar

1. Çin, DTÖ üyesi olabilmek için içişlerinde ne tür bir yapılanmaya gidecektir.
2. DTÖ üyesi olmak Çin’i niçin ve nasıl etkileyecektir.
3. Çin nasıl global ticaret sisteminin temel taşlarını tehtit etmektedir.


Will the Boat Sink the Water?


Çinde köylü halkın yaşamı
Chen Guidi ve Wu Chuntao, 2006
Yayınevi; Public Affairs, a member of Perseus Books LLC.
229 sayfa

Kitapta Başlıca Aranan Cevaplar

1. Artan güçlü ve hantal bürokrasi nasıl zorlama, sahip olduğu gücü kötüye kullanma yolu ile Çin köylüsünden yararlanmaktadır?
2. Bu durumun ne gibi etkileri vardır ?
3. Köylü halkın içinde bulunduğu bu durum Çin’in gelecegi için ne ifade etmektedir?

Çin hakkında

Kitapların satışı Kitapyurdu.com sitesi ile ortaklık şeklinde yapılmaktadır. Kitabın içeriğini görmek (fiyat, index...) için kitap kapağının üzerine tıklayınız.





Çin
Dragon Ekonomisinin Önlenemeyen Yükselişi

Rasim Yılmaz/ Cüneyt Koyuncu






Çin Yabancı Sermaye Türkiye
Alper Ekinci






Geleceğin Süper Gücü Çin
Atilla Sandıklı/ İlhan Güllü






Dünyadaki Yeni Güç Çin Tek Kutuptan, Çift Kutuba
R. Kutay Karaca






Çin Yüzyılı / Yükselen Çin Ekonomisi
Oded Shenkar






Çin- Türkistan Hatıraları
Habibzade Ahmed Kemal
N. Ahmet Özalp






Çin Dış Politikasında Tayvan Sorunu
Barış Adıbelli






Çin İnc.
Ted C. Fishman






Çin Kültür Devrimi Tarihi
Jean Daubier






Çin Tarihi/ Bir Makro Tarih Yaklaşımı
Ray Huang






Çin ve Japon Mitolojisi
Donald A. Mackenzie






Dünyanın Durumu 2006 Özel Konu: Çin ve Hindistan
Kollektif






Güç Olma Stratejisi İçin Soğuk Savaş Sonrası Türkiye- Çin İlişkileri
R. Kutay Karaca

Kontak - cinceogreniyorum@gmail.com | Daya Earth Blogger Template